Doğa “ben yenileniyorum” derken, onun ayrılmaz parçaları bizler nasıl olur da bu değişimden etkilenmeyiz?
Sonbahar, hazan mevsimi. Yeni bir başlangıcın motivasyon unsuru. Doğa ‘ben yenileniyorum’ derken, onun ayrılmaz parçaları bizler nasıl olur da bu değişimden etkilenmeyiz?
Mümkün mü? Hayır.
O zaman işe arınma ve yenilenme ile başlayacağız.
İşe ağzımızdan girip bizi hem fiziksel, hem de ruhsal olarak etkileyen besinlerle başlayalım.
Evet doğru okudunuz. Yediğiniz her şey ruh halinizi etkiliyor. Bir süre buzdolabınızdan et ve süt ürünlerini çıkarmanızda fayda var. Dolaplara saklanmış gevrekleri, krakerleri gönderin. Kahve kutunuzu bir süreliğine rafa kaldırın. Buzdolabınız ve göz önündeki açık raflarınız ceviz, badem, keten tohumu, soğuk sıkım zeytinyağı, limon, sebze, meyve, chia, kabak çekirdeği, mercimek, nohut gibi besinlerle dolsun. Gözünüzün önünde ne olursa ona alışır, onu yersiniz.
Uyanır uyanmaz yapacağınız ilk şey, dil ve diş temizliği olsun. Hemen ardından bir-iki bardak su içerek vücudunuzu tazeleyin. İnternet ortamında bulacağınız detoks önerileri her zaman sizin için faydalı olmayabilir. Eğer daha hızlı bir arınma istiyorsanız, günlük besinlerinizi alırken lütfen bir uzmana başvurun.
Unutmayın, parmak izimize kadar birbirimizden farklıyız. Bırakın, vücudunuzun ihtiyacı olan vitamin ve ek gıdalara uzmanlar karar versin. Sırada her gün iki-üç dakika ayıracağınız ve zaman içerisinde sizi çok daha enerjik kılacak, metabolizmanızı hızlandıracak, hatta anksiyete ve depresyon gibi sorunlarınıza büyük ölçüde çare olacak “kadim nefes teknikleri” var. Ağızdan alınan nefes tekniklerini onaylamıyoruz. Nefes, burundan alınır. Biraz meditasyon yapın. Kendinizi zaman sıkıntısına sokmadan (stresi yok etmek isterken yeni bir stres unsuru yaratmak istemiyoruz) günde 5-10 dakika ile başlayacağınız meditasyon çalışmaları ruhunuza iyi gelecek.
Hangi tekniğin size iyi geldiğine yine siz karar vereceksiniz.
Düzenli uykuya geçiş sağlamalısınız. Düzensiz ve az uyumanın kilo problemlerine yol açtığı artık bilimsel olarak kanıtlandı. Bunun yanı sıra, gün içinde daha aktif ve enerjik olmanın yolu da iyi ve kaliteli uykudan geçiyor. En geç 23:00’da yatakta olun. Bir-iki gün direnen vücudunuz, sonrasında uyum sağlayacaktır.
Yürümek de önemli. Yürümek, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı çok olumlu yönde etkiliyor. Nefes nefese kalmadan yapacağınız tempolu yürüyüşler, hormonları aktive ettiği için sizi daha çok gülümsetecek ve enerjinizi kat be kat arttıracak.
Kese, masaj ve buhar banyolarının etkisini küçümsemeyin. Öncelikle yaz güneşi bol D vitamini olsun vücutlarınıza. Gelelim şimdi ölü S deriyi ciltten atmaya. Vücudu içsel temizlik kadar dıştan temizlemek de oldukça önemli. Tansiyonunuzu oynatmayacak kadar buhar banyoları yapmak, ardından kese ve köpük masajıyla cildi arındırmak sizi her yönden rahatlatacaktır.
Ben her zama, vücudun ne kadar esnerse hayata karşı da o kadar esnek olursun derim. Yoga ve diğer esnetme egzersizi programlarıyla ya da yürüyüşten önce ve sonra
yapacağınız esneme egzersizleriyle bunu sağlamak mümkün. Bir başka önemli konu ise bağırsak temizliği. Vücudunuzun ikinci beyni olan bağırsaklarınıza daha iyi bakmanın zamanı geldi. Tuvalet probleminizin olmaması, bağırsaklarınızın iyi çalıştığını
kesin olarak göstermez. Sonbaharda yaptıracağınız genel doktor muayenesinde, bağırsak sağlığınıza da mutlaka bir baktırın.
En tatlı arınma yöntemine geldi sıra: Aile ve dost muhabbetleri… Yazın kargaşası sizi sevdiklerinizden uzak tutmuş olabilir. Zamanı yakalamak için şahane bir dönemdir sonbahar.
Ve Son olarak, Yağmurdan sonra yeryüzü gerçek renklerini sergiliyor. Daha fazla şahitlik edin. Rüzgara hoş geldin deyin.
Bedeninize mabediniz, ruhunuza cennetiniz gibi davranacağınız bir ay olsun.


