Kirli konuşma olarak çevrildiğine bakmayın, biraz edepsiz ama çokça tahrik edici, o kadar.
Bizim yatak odalarımız Amerikan filmlerindekine benzemiyor diyenleriniz olacaktır. Ama unutmayın dünyanın her yerinde haz hazdır. Ve üremenin evrenselliğinden de anlayacağınız üzere sevişmek evrenseldir. Hazzı ve sevişmenin şiddetini artıran şeyler
neden evrensel olmasın? Neden uzak duralım? Neden deneyimlemeyelim? Neden “dirty talking” de bizden olmasın? Kirli konuşma olarak çevrildiğine bakmayın, biraz edepsiz ama çokça tahrik edici, o kadar.
Sevişirken küfretmek olarak açıklanan dirty talk, azdıran, dokunduran, yükselten ve adeta patlatan bir etkiye sahip. Ana avrat sövmek gibi düşünenler olacaktır ama daha çok apaçık konuşmak ve utandırarak tahrik etmek diyelim. Ancak her güzel şey gibi, uçlarda dolaşırken risklerle dolu. Hep yapmanız gerekenleri sıralar dururum ya, işte “dirty talking” deyince yapmamanız gerekenlere daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Sınırsız, arsız bir aktiviteyken ve öyle güzelken, sınırlarına çok dikkat edilmesi gereken
bir şeye mi dönüşüyor dersiniz? Kafa karıştıran “dirty talking”, erkeğin gözbebeği ama kadın için de gizli bir bahçe.
Sevişirken ereksiyonu uzatacak onlarca şeyden söz ederiz de dirty talkingi atlamak olur mu hiç! Erkeği en fazla gaza getiren, onu erekte tutan ve hep daha iyisine zorlayan, üstelik bunu apaçık yapan şey bu. Kadını, yaptığının farkında kılan, sokakta hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta ‘fahişe’ kılan şey bu. Utanmadan, tüm arsızlıklarıyla sevişsin diye kadınla adam, müthiş bir sohbet ortamı yaratan bu. Cinsel organlarımızın amiyane kabul edilen isimleri, sevişmenin ve cinsel birleşmenin erkek sohbetindeki adı, hayat kadınlarına verilen amiyane isimler, yatakta “dirty talking”
kapsamına giren şanslı sözcükler.
‘Becer beni’ diye bağıran kadın, ‘seni öyle bir becereceğim ki’ diyen erkek, ahlaksız mı göründü oradan bakınca? Ya alacağınız lezzet? Onu da hesaba katıp düşünün bakalım.
Yatak odası sizin en özel alanınızsa, orada da sokakta ya da ofiste olduğunuz
gibi olmanız gerekmez. Evliliğinizi ya da ilişkinizi ayakta tutan şey yatak
odası başarınızsa, yatak odası başarınız değişikliklerle katlanıyorsa ya da arsızlık
azdırıyorsa “dirty talking” neden mubah olmasın? Konuşun, sevişirken küfredin,
tahrik edin, o an ne yaptığınızı, ne hissettiğinizi, daha ne istediğinizi açıkça
söyleyin. Ayıpsız, günahsız söyleyin. Yatağınızla birlikte ağzınızı da bozun.
Riskleri var demiştik, sınırlarda yürümek gibi, tehlikeli ama çok zevkli.
Bu riskleri ve kaçınmanız gerekenleri üç başlıkta inceleyelim.
Hakkında bir şey bilmediğiniz, tanımadığınız, fikir sahibi olmadığınız
biriyle “dirty talking” olayına girmeyin. Hakaretle, tacizle “dirty talking”i
birbirine karıştırmayın. Karşınızdaki kişinin ağrına gidecek ve onu incitecek
şeylerle onu azdıracak şeyler birbirine girmesin.
İlk defa deneyecekseniz hafif giriş yapın, nabız ölçün ve dozu giderek artırın.
“Dirty talking”e bodoslama dalmayın.
Daha önce “dirty talking” deneyimi olmamış biriyle aniden ‘sert’ bir
konuşmaya girerseniz tüm iyi niyetinize rağmen saldırıya uğradığını
dahi düşünebilir. Dolayısıyla partnerinizin bundan hoşlanacağından
emin olmakta ya da çıtlatıp sormakta da fayda var. Herkesin hassasiyetleri
vardır, duymaktan hiç hoşlanmadıkları sözcükler, duyarlı oldukları hakaretler
ya da taciz sayacakları istekler olabilir. Biriyle arsız konuşmaların döndüğü ateşli sevişmeler yaşamak istiyorsanız, onun damarına basmadan ve hassasiyetlerini sarsmadan hareket etmelisiniz.
Ön sevişmenin önemini ve sevişmeyi taşıdığı güzel noktayı sürekli anlatırız
ya, işte “dirty talking”in de kendince bir ritmi var. İnceden başlayıp alıştırıp,
arzulatıp ve dahasının istenmesini sağlayıp giderek sertleşmekte fayda var.
Bu arada, en çok düşünülen şey hayatında ilk defa biriyle birlikte olacak bir erkek ya da kadının “dirty talking”den hoşlanmayacağıdır. Kimin içinde neyin yattığını bilemezsiniz. Tedbiri, inceliği elden bırakmayın ama cinselliğin bir dürtü olduğunu ve insanların cinsel kimliklerinin çok şaşırtıcı olabildiğini de unutmayın. Ummadığınız taşların nasıl baş yaracağına şaşıracaksınız.
En sık duyduğum sorulardan biri de “Ben ‘dirty talking’den hoşlanıyorum
ama partnerim hoşlanmıyor. Mahrum mu kalacağım?” sorusudur. Ortanızı
bulun, hafif açık seçik ya da gizemli sözcükleri seçin. Zorla “dirty talking”
olmaz, bunu da bilin.
En makulü nedir diye sorarsanız, cinsel sorunlarla daha az karşılaşmaya
da yarayan bir formül öneririm: Hitabette sorun yaşıyorsanız, ölçüyü
tutturamıyorsanız bile isteklerinizi söyleyin. Ne istediğinizi en açık, en
ayıp ve en şehvetli biçimde söyleyin.
Aşırılıklarınızı dillendirin, yapmasından en memnun olduğunuz şeyleri söyleyin,
onların sizde yarattığı hissi apaçık anlatın ve yürek hoplatın. Gaza getirin
ve tekrar tekrar isteyin.
Nasıl muamele görmek istiyorsanız onu görmenizi sağlar “dirty talking”.
Nabzı yüksek tutar, kadın ve erkek olduğunuzu hatırlatır, aşkın yanında
hormonların da güçlü olduğunu unutturmadan yaşatır.
Erkeklerin ihanetinde kadınların “dirty talking”e fazlaca mesafeli
durmasının da etkili olabildiğini biliyorum. Ama hayatınızdaki kadını bu
deneyimle tanıştırmadan bilemezsiniz. İsteklerimizi ve beklentilerimizi
söylemenin, fantezilerimizi paylaşmanın önemi tam da bundan
gelir. Onu yavaş yavaş alıştırabilir ve dozu giderek birlikte yükseltebilirsiniz.
Bakarsınız, almış eline kırbacı arsız sahibeniz oluvermiş. Unutmayın beyler,
kadınlar sürprizlerle doludur.


