2013 YILINDAN BERİ TÜRKİYE VE DÜNYA’DA PORTFOLYOSUNA BİRÇOK DERECE EKLEMİŞ KİŞİSEL ANTRENÖR EMRAH YILMAZ İLE ONUN KİŞİSEL VÜCUT GELİŞTİRME SERÜVENİNİN GEÇMİŞİNE VE BU GÜNÜNE DAİR GÜZEL BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİRDİK.
Künye: Yaş: 30
Meslek: Kişisel antrenör
Boy:167
Kilo: Yarışma Dönemi:69 kg
/ Off Sezon: 75 kg
Yağ Oranı: Yarışma
Dönemi:%3-4
/ Off Sezon: %10-15
Başarılar:
2013 Türkiye vücut geliştirme 168 klasik vücut geliştirme 1’inciliği
2014 Türkiye vücut geliştirme 168 klasik vücut geliştirme 1’inciliği
2014 Nac Mr. Universe dünya 7’nciliği
2015 Türkiye vücut geliştirme 168 klasik vücut geliştirme 3’üncülüğü
2016 Balkan şampiyonası 4’üncülüğü
2017 Türkiye vücut geliştirme 168 klasik vücut geliştirme 1’inciliği
2018 Türkiye vücut geliştirme 168 klasik vücut geliştirme 3’üncülüğü
Yurt çapında birçok birincilik elde etmiş birisinin bakışıyla vücut geliştirme nedir?
Vücut geliştirme aslında tüm spor branşlarının temeli. Daha çok kassal bir çalışma. Eklem ve omurgaya çok baskı yapılmadan direk kasa yoğunlaşılır. Bu spora benim bakışım insanın kendini yeniden yaratmasıdır. Bir heykeltıraş gibi fiziğinizi şekillendirirsiniz. Aynı zamanda sağlıklı ve zinde olursunuz. Zaman geçtikçe vücudunu tanırsın, ona göre antrenman yapar, ona göre beslenirsin. Fakat en önemlisi çok ciddi bir terapi sistemidir. Zihinsel olarak rahatlamanızı sağlar. Günümüz dünyasında stresle baş etmek her zaman mümkün olmuyor. Ruhsal olarak yaşadığımız sıkıntıların fiziksel, özellikle de omurga sağlığımızı doğrudan etkilediği biliniyor. Fiziksel olarak sağlıklı bir formda olmak da aynı şekilde ruhsal sağlılığımızı pozitif yönde etkiliyor. Fiziksel ve ruhsal sağlık beraber hareket eden bir çift kanat gibidir. Kişi spor yaparak bu dengeyi oldukça kolay bir şekilde yakalama şansına sahip olur. Vücut geliştirme serüveniniz başlamadan önce başka sporlarla ilgilendiniz mi, yoksa sporla tanışmanız vücut geliştirme ile mi oldu?
Vücut geliştirmeye başlamadan önce çocuk yaşlarda futbol oynadım. Lise yıllarında break dans ile tanıştım ve profesyonel olarak dört yıl dans ettim.
Peki sizin vücut geliştirme serüveniniz gerçek anlamda nasıl ve ne zaman başladı? Neden herhangi başka bir spor değil de bu branşa yöneldiniz?
Vücut geliştirmeye lise son sınıfta başladım. Dediğim gibi o zamanlar profesyonel olarak break dans yapıyordum. Dans ederken bir sakatlık yaşadım ve doktorlar iyileşme süreci için fitness yapmamı tavsiye etti. Böylece fitness’a başladım. Başlarsa sadece kuvvetlenmek için yapıyordum. Sonrasında vücudumda olan değişiklikleri gözlemledikçe daha da hırslandım ve yarışmalara girerek yaptığım egzersizin ismini koydum. Sonraları fark ediyorum ki bu spora olan ilgi aslında hep içimde varmış. Küçüklüğümde kaslı insanları görünce çok imrenirdim.
Evet, güçlü görünen bir beden neredeyse her erkek için imrendirici bir şey. Peki sizin için hangisi daha ağır basıyor?Yarışmanın hazzı mı, güçlü görünmek ve dikkat çekmek mi?
Bedenimin ve zihnimin limitlerini zorladığımı hissetmek diyebilirim. Vücut geliştirmeyi aslında bu yüzden seviyorum. Dayanıklı bir vücuda ve beraberinde estetik bir görünüme sahip olmamı sağlıyor. Düzenli ve sağlıklı beslenmek zorunda olduğumuz için bedeni sadece fiziksel görünüm olarak değil, aynı zamanda iç organların sağlığını da koruyacak şekilde geliştirmiş oluyoruz. Yarışmak ise bedenimi daha yakından tanımak adına benim için en önemli araç. Her aşaması bilgi dağarcığımı geliştirmemi sağlıyor. Ruhsal olarak da yaşanan kişisel aksaklıkları ve kısıtlı beslenmeye dayalı atakları bizzat tecrübe ediyorum. Özellikle kilo kaybı yaşaması gereken kişilerle çalışırken diyet ile beraber antrenman yapmalarını isteriz. Bu kişilerle çalışırken neler hissettiklerini, hangi aşamada ne tür ataklar yaşayacaklarını tahmin edebiliyor ve en önemlisi onlarla empati kurabiliyorum. Bu tecrübelere yarışmalar sayesinde eriştim.
Hayatınızın çoğunun spor odaklı olduğunu tahmin etmek zor değil.
Peki ne yoğunlukla antrenman yapıyorsunuz?
Antrenman yapmak hayatımda görev olarak değil, günlük rutin alışkanlığım olarak yer alıyor. Haftanın altı günü antrenman yapıyor, bir günümü her anlamda dinlenmeye ayırıyorum. Yarışma dönemi veya off sezon döneminde de antrenman düzenim aynı şekilde devam ediyor. Çünkü antrenman yapmayı sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir ihtiyaç olarak da görüyorum.
Beslenme vücudumuza şekil verme konusunda antrenmandan daha önemlidir. Her gün antrenman yapan ve beraberinde çalışma hayatı olan biri olarak, beslenme düzenimi bir gün öncesinden organize ediyorum.
Özellikle beslenme konusunda düzenli olmak bu branş için çok önemli. Peki, siziz sağlıklı ve düzenli olmak konusunda zor anlar yaşadığınız oluyor mu?
Beslenme vücudumuza şekil verme konusunda antrenmandan daha önemlidir. Her gün antrenman yapan ve beraberinde çalışma hayatı olan biri olarak, beslenme düzenimi bir gün öncesinden organize ediyorum. Güne başlarken tüm gün tüketeceğim gıdalar (ara öğünler dahil) bellirli ve hazır oluyor. Bu şekilde günlük iş ve sosyal hayat temposunda aksama yaşamıyorum. Sadece yaşadığımız ülke standartlarında sporcu gıdalarının fiyatları ve şekersiz ürün çeşitliliğinin azlığı zorlandığım nokta oluyor.
Her daim aynı tempoyu ve aynı motivasyonu korumak için robot olmak gerek. Sizin de mutlaka motivasyonunuzu kaybettiğiniz oluyordur. Bu dönemlerde ne yapıyorsunuz?
Genel olarak spor yapmayı seviyorum. Ancak, herhangi bir nedenden dolayı enerjimin düşük olduğu zamanlarda antrenman şiddetimi düşürüyorum ve motive olmak için antrenman sırasında mutlaka müzik dinliyorum. Kulaklığım olmazsa konsantrasyon sorunu yaşadığım günler oluyor. Bu nedenle en önemli motivasyon aracım müzik diyebilirim. Kardiyo yaparken sıkılan ve bu yüzden kardiyo süresini kısaltan kişilere de önerim, sevdikleri bir dizi veya film izlemeleri. Bu sayede kardiyoda geçirdikleri süreyi zevkli hale getirebilirler.
Biraz da programlarının içeriğinden bahsedelim. Rutinlerinde neler var?
Şu olmazsa antrenman sayılmaz dediğin şeyler var mı?
Antrenmanım haftada altı gün oluyor ve genelde çift bölge çalışıyorum. Sadece bacak antrenmanımı iki ayrı güne bölüyorum. Benim için bir antrenmanda olmazsa olmazım Kardiyodur. Tek kardiyo antrenmanım olduğu gibi, her direnç antrenmanını da mutlaka Kardiyo egzersizi ile bitiriyorum.
Profesyonel antrenörlük mesleğinizi nerede icra ediyorsunuz?
Çalışmalarınız içeriği nasıl?
İstanbul Anadolu yakasında, Macfit Maltepe şubesinde Personal Trainer olarak çalışıyorum. Aynı zamanda online kişiye özel programlar ve koçluk hizmeti de veriyorum. Uzmanlıklarım pilates, postürel bozuklular, kilo verme, sıkılaşma, sakatlık sonrası egzersiz ve vücut geliştirme.
Birlikte çalıştığınız ve derece elde etmesini sağladığınız kişiler oldu mu?
Evet, bu zamana kadar bayanlar bikinide yarışan eşime antrenörlük anlamında da destekte bulundum.Birlikte hazırlandık ve sonuç olarak kendisi iki ayrı yarışmada 3’üncülük ve 2’ncilik elde etti.
Kişinin kendini tanımasının önemli olduğunu söylüyorsunuz. Peki sizin farkında olsanız da önüne geçemediğiniz sorunlarınız var mı?
Bacak anatomim biraz zayıf ve onu toparlamak için yıllardır fazladan antrenman yapıyorum. Ancak ne yazık ki belli bir yere kadar ilerliyor. Ve vücut tipim ektomorf olduğu için vücut geliştirme benim için çok zor oluyor. Metabolizmam hızlı olduğundan hep yemek yemek zorundayım ve bu da oldukça masraflı oluyor.
2019’da sizi hangi yarışmalarda görebiliriz?
2019 Nisan Türkiye Milli Takım Şamyiyonası’na, sonrasında Haziran ayında İspanya’da gerçekleşecek Arnold Classic’e hazırlanacağım.
Sosyal medya üzerinden takipçilerinle ilişkin nasıl?
Siz de çoğu vücut geliştirmeci gibi bilgilerinizi takipçilerinizle paylaşıyor musunuz?
Sosyal medyayı, özellikle Instagram’ı aktif şekilde kullanıyorum.
Genel spor ile ilgili bilgiler yayınlıyorum ve aynı zamanda özel derslerimdeki gelişmeleri paylaşıyorum. Geri dönüşler gayet olumlu ve bu da beni mutlu ediyor. Takip etmek isteyen kişiler beni @fitmonster34 adresinden Instagram’da takip edebilirler. Ayrıca www.ptemrahyilmaz.com adresinde bir web sitem bulunuyor.
Son olarak hedefi ne?
Hedefim Dünya şampiyonu olmak ve aynı zamanda ders verdiğim öğrencilerin sağlıklarına kavuşmasını sağlamak. Hayatlarında sporun önemli bir yer edinmesine vesile olmak ve onlara sporu sevdirmek.


