Yoğun iş ve seyahat temposu içerisinde sağlıklı beslenme ve rutin egzersiz yapmanıza imkan verecek bazı ipuçlarını siz değerli MF okurlarıyla paylaşmak istiyoruz.
Güne güzel bir başlangıç yapabilmek, gün içinde işimize en verimli şekilde odaklanmak ve insanlarla gerçekleştirdiğimiz iletişimde pozitif olup etrafımıza olumlu ışıklar saçmak, aktif egzersiz ve doğru beslenme eşliğinde üst seviyede gerçekleşmeye başlıyor. Bu olumlu tutumun beraberinde getirdiği olumlu enerjiden çevremizdekiler de pozitif olarak etkileniyor. Zamanın çok kısıtlı olduğu ve giderek karmaşıklaşan günlük çalışma veya özel hayatlarımızdaki koşturma içinde düzenli egzersiz ve doğru beslenmeyi bir yaşam rutinimize dönüştürme yolunda biraz da olsa katkım olsun isterim. Kısa fakat özlü konuşma, sağlam ve keskin iş yapısı emreder. Yunan filozof Platon, bu düşüncenin en güçlü savunucusuydu. Bu düşünceden hareketle sözlerimi fazla uzatmadan, yoğun iş ve seyahat temposu içerisinde sağlıklı beslenme ve rutin egzersiz yapmanıza imkan verecek bazı ipuçlarını siz değerli MF okurlarıyla paylaşmaya başlıyorum. Kendi doğrularınızı keşfetme ve doğrularınıza ulaşma yolunda bir nebze de olsa katkım olması dileklerimle.
Yurt içi ve yurt dışı iş seyahatleri bazılarımız için stres kaynağı olabiliyor. Az uyku nedeniyle dinç şekilde uyanamamak veya sabahın erken saatlerinde enerjik olamamaktan mı yakınıyorsunuz? Uçağa biner binmez uykuya mı dalıyorsunuz? İşinizde istediğiniz verimi yakalayamıyor, işinize konsantre olamıyor musunuz? Yoğun seyahat temponuzun yarattığı psikolojik baskının yarattığı bezginlikten muzdarip misiniz? Deniz aşırı uçuşlar sonrası jet-lag sorunu mu yaşıyorsunuz? Tüm bu olası sorunları minimize edebilmemiz için olmazsa olmazımız rutin egzersiz ve doğru beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmemiz. Bu yolda neler yapabiliriz? Beslenme ve fitness konularına ilişkin sürekli araştırarak bilgilerimizi güncel tutmak, gerçek yaşam hikayelerini okumak, dinlemek ve takip etmek. Elde ettiğimiz tüm bilgi ve bulguları analiz ederek kendi doğrularımıza ulaşma yolculuğumuza devam etmek.
İş nedeniyle katıldığımız seyahatlerin, toplantıların, eğitimlerin ve zorunlu yemeklerin neden olduğu temponun doğal sonucu sınırlı uyku. Yaşamımızın sadece iş hayatı kısmında saydığım bunca aktivite, doğru beslenme ve fitness çalışmalarımızı pas geçmek veya göz ardı etmek için yeterli bahaneyi bizlere veriyor. Ancak hepinizin yakından bildiği gibi iş hayatı veya özel hayatımızdaki yoğunluklar sağlıkla ilgili bir sorunumuz olmadığı sürece bahane olarak arkasına sığınılacak nedenler değil. Önemli olan kararlı şekilde istemek ve sonrasında süreklilik arz eden disiplini yaşam tarzına dönüştürerek her şartta doğru beslenme ve egzersiz programını hayata geçirmek. Aksi takdirde sağlıklı ve fit görünüme sahip olmamız oldukça zor ve bunun da ötesinde orta-uzun vadede olası potansiyel sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor olma riskini her zaman beraberimizde taşıyoruz.
Gelin şimdi çok da yabancı olmadığımız resmi birlikte canlandıralım. Toplantılar, etkinlikler, kongreler, fuarlar… Bu nedenle katılım gösterilmesi gereken zorunlu yemekler, ikramlar. İşte bu gerçek yaşam tablosu içersinde nelere dikkat edebiliriz? İçmeye hazır ve şekerli su olarak tabir ettiğim her türlü meyve suyu veya kola tarzı içeceklerden (İş toplantıları ve tatil süreçlerinde kişilerin yoğun tüketimlerine tanık oluyorum. Bu yanlışa düşüp böyle bir rutin oluşturmayın), ev yapımı olduğu söylenen limonata vs. içeceklerden, aklınıza gelebilecek tüm pastane ürünlerinden (1000000), işlenmiş et ürünlerinden (1000000), şerbetli tatlılardan ve aşırı meyve tüketiminden (1000000), çay ve kahvede şeker veya diyabetik tabletlerden, diyet ya da light olarak adlandırılan içeceklerden (1000000), ev harici kızartma tarzı ürünlerden, ekstra tuz kullanımından uzak durmaya özen gösterin. Bu listede yer alanları tüketmeme konusundaki özenimiz genel beslenme çerçevemizi oluşturmalı.
Tabii tüm bunların yanında bir başka yazı konusu olabilecek konu da doğru besinleri doğru zamanda tüketmemiz. Yeme-içme konusunda zaman zaman standardımız dışına çıkmamızın hiçbir mahsuru yok. Canımızın çektiği ve sevdiğimiz ancak rutinimizde olmayanları zaman zaman tüketmemiz şekerci dükkanındaki çocuk hissi ile bize mutluluk verecektir. Hayatımıza, kırmızı çizgilerle geçilmez sınırlar koymamalıyız. Ancak unutmayalım, kırmızı çizgilerimizin dışına taşmalarımız makul ölçüler içinde olmalı. Atalarımızın söylediği gibi “Azı karar, çoğu zarar”.
Doğru beslenmeyi rutin egzersiz ile desteklemek zorundayız. Yoğun tempomuz içersinde bu konuda bahane üretmeden rahatlıkla hayata geçirebileceklerimiz neler? Gelin birlikte göz atalım: Seyahatler sırasında çantamızda yer kaplamayacak ve ağırlık oluşturmayacak bir adet thera bant (1000000) bulundurmamız tüm kas bölgelerimizi çalıştırmamıza olanak tanır. Şınav, mekik ve barfiks hareketleri kendi ağırlığımız ile yapabileceğimiz muhteşem hareketler arasında yer alır. Barfiks hareketini biceps, omuz ve sırt bölgelerinizi çalıştırmak üzere çalışma programınıza dahil edebilirsiniz.
- Avuç içimizi kendimize bakacak şekilde çekersek biceps kaslarımızı,
- Avuç içimiz birbirine bakacak şekilde, az çapraz pozisyonda veya karşıya bakacak şekilde çekersek omuz bölgemizi,
- Kollarımızı biraz daha açarsak kanat/sırt bölgenizi çalıştırmış oluruz.
Ancak unutmayalım! Aynı spor salonunda olduğu gibi otel odası, park veya evimizde bu egzersizleri yapmadan önce ısınmak şart. Dikkatsiz ve ısınmadan egzersizlerimize başlamak, bel ve omuz bölgelerimizde probleme neden olabilir. Hareketleri yaparken acele etmemeli, yavaş yavaş ve düzenli şekilde yapılmalıyız.
Egzersizlerimizi aksatmamak için seyahat öncesi nelere dikkat edebiliriz? Seyahatlerimiz öncesi iş program akışını iyi incelemeli ve egzersiz yapabileceğimiz en uygun vakitleri belirlemeliyiz, Kalacağımız otelin fitness salonunun sahip olduğu ekipmanları öğrenmek üzere internette araştırma yapabilir ve varsa oteli arayıp sorularımıza cevap bulabiliriz, Otel yakınında rahatlıkla ulaşabileceğimiz fitness salonlarını tespit edebiliriz, Aynı şekilde egzersiz ve koşuya uygun park alanlarını belirleyebiliriz, Yanımıza elastik egzersiz bandı alır ve en kötü ihtimalle odamızda çalışma yapacak zemini yaratabiliriz.
Ceviz, badem, fındık gibi çerezlerden oluşan ufak paketimizi laptop çantamıza koyarız. Gittiğimiz iklime uygun fitness ayakkabı ve spor giysimizi hazır edebiliriz. Doğrularımızı bulma yolculuğumuza başlamanın yaşı yok. Yanlışlarımızı bertaraf etme veya eksiklerimizi tamamlama yolculuğumuza hangi yaşta başlarsak başlayalım bunun lehimize olduğu aşikâr. Bir diğer gerçek de öğrenmenin yaşamımız boyunca devam eden bir süreç olduğu. Ne kadar geniş bilgi dağarcığına sahip olursak olalım öğrenme ve ilerleme sürecimiz durmaksızın devam ediyor.
Ağaç yaşken eğilir. Evet, doğrularımıza ne kadar erken yaşlarda ulaşır ve bunları sürekli yeni bilgilerle desteklersek ilerleyen yaşlarımız için o kadar sağlıklı ve enerjik olma yolunda kendimize yatırım yapmış oluruz. Profesyonel bir sporcu veya beslenme uzmanı olarak değil, spora ve sağlıklı beslenmeye özen gösteren, yaptıkları kendi için mükemmele yakın sonuçlar veren, alaylı biri olarak bazı önemli olduğuna inandığım konulara dikkatinizi çekmeye çabaladım. Zinde kalın!


