Hepinizin yakından bildiği gibi biz MF erkekleri, sıklıkla süreklilik arz eden form ve yaşam tarzına dönüşmüş düzenli egzersiz ve doğru beslenmenin önemine dikkat çekeriz. Bize göre bu iş yaşa bakmaz ve her yaşta formda kalmayı öneririz…
MF erkekleri olarak şunun da farkındayız ki yaz aylarında düzenli egzersiz ve doğru beslenme söylendiği kadar rahatlıkla hayata geçirilemiyebilir. Bunun yanında yazlık mekanlarda uzun zaman harcama imkanına sahip olanlarımız için gece yaşamı dolayısıyla yetersiz dinlenme ve düzensiz yaşamın beraberinde getirdiği dezavantajlar var. Sonbahara adım atarken formundan uzaklaşanlara önerim, süratle rutinlerine; doğru beslenme, planlı egzersiz, yeterli dinlenme, kendini analiz ve süreklilik arz eden yaşam şekline geri dönmeleri. Hermes Trismegistus der ki “Bir insan, kendisini kendi zihninde görebildiği an yeniden doğuşa hazır demektir”. Gelin işin en önemli ayağı olan “beslenme” ile başlayıp birkaç bilimsel gerçeği anımsayalım.
Kan şekeri seviyesi, metabolik hızın artışına yardımcı olan ve kasları büyümeye teşvik eden büyüme hormonunun (GH) salgılanmasını doğrudan etkiler. Yüksek kan şekeri seviyesi büyüme hormonunun salgılanmasını azaltırken düşük kan şekeri seviyesi doğal büyüme hormonu üretimini destekler. Büyüme hormonu uykudayken en yüksek seviyededir; bu sırada dolaşım halindeki glikoz genel olarak düşüktür ve böylece kas kaybını önleyici bir rol oynar. Glikoz seviyeleri azalmaya başladığında vücudunuz vücut yağlarını daha kolay yakar ve genellikle bununla birlikte yapmak için çok uğraştığınız kaslarınızın bir kısmını da yakar. Kasların kendisi kalori yakan dokulardır ve ne kadar kas sahibiyseniz o kadar kalori yakarsınız.
‘Planlı egzersiz’ derken amaçlarınıza hizmet eden egzersiz programlarından bahsediyorum. Ben bir PT veya beslenme uzmanı eşliğinde çalışmıyorum. Zaman zaman hiç şüphesiz çok değerli PT kardeşlerimle yeni çalışma trendleri ve tekniklerine ilişkin konuşmalar yaparım. Ancak kendi belirlediğim rotaya doğru kendi doğrularımla hareket etmek benim kişisel tercihim. Ancak lütfen unutmayın, sürekli araştırır ve okurum. Yeni yaklaşımları eski yaklaşımlarla harmanlama ihtiyacı duyarsam bundan tereddüt etmem. Ama bilmeni isterim ki “old school” olarak geçmişte sonuç veren egzersizlerden ödün vermem. Fantaziye kaçan ve yeni akım hareketlerin bazılarını sorgularım.
Sınırlarınızı kabul edin; süper kahramanların dahi dinlenme gününe ihtiyacı vardır. Dinlenme gününü pas geçmemeye çalışın. Aksi takdirde istenilmeyen sakatlık ve benzeri sorunları yaşamak kaçınılmaz.
Adaptasyon önemli! Gittiğiniz salonda herkesin yoğunlukla yaptığı egzersizleri yapma eğiliminde olmayın. Öyle yanlış ve gereksiz ağırlıklarla deadlift yapanlar görüyorum ki anlam veremiyorum. Unutmayın! Bilinçsizce yapılan hareketler ağır bedelleri beraberinde getirebilir. Deadlift yerine sled push’u deneyenler kimler? Deadlift zorluyorsa veya nizami yapamıyorsanız muadili hareket olan sled push’a odaklanmayı düşünün. Bu arada egzersiz sırasında eğlenmeyi de ihmal etmeyin. Ciddiyeti abartmaya gerek yok.
Çalışmalarınız boyunca ihmal etmeyeceğiniz diğer önemli husus, kendinizi iyi analiz edebilmek. Kendini analiz edemeyenler maalesef kiralık beyinlerle hareket etmekten kurtulamayacak. Ve tabii önemli ve hayati diğer önemli kriter “süreklilik”. Kişisel olarak süreklilik arz etmeyen hiçbir aksiyonun uzun vadeli başarılı sonuçları getireceğine inanmam. Bu nedenle durmadan, sıkılmadan, disiplin ve adanmışlık ile yaz-kış demeden her daim çalışmalarımı bu saydığım prensipler çerçevesinde hayata geçirdiğimi bilmenizi isterim.
Unutmayın! Tüm bu paylaştıklarım yaşa bakmaz…


