Hayata karşı vermesi gereken sınavları veremeyen kişi de hayattan istediklerini alamaz.
Hayatımızın çeşitli dönemlerinde türlü sıkıntılar yaşamaktayız.
Yaşamakta olduğumuz sıkıntıların bazılarının tekrar ve tekrar yaşanıyor olduğuna şahitlik etmek çoğu zaman kafamızı fazlasıyla meşgul ediyor.
Neden sorusuna cevaplar arasak da işin içinden çıkamıyoruz çoğu kez. İnsanlar değişiyor, zamanlar ve mekânlar değişiyor; ancak yaşadıklarımız aynı kalıyor.
Sanki farklı zamanlar ve insanlar kendi aralarında anlaşma yapmış gibi davranıyor. Benzer şeyleri yaşamak acı vermenin ötesine geçmiyor. Bazen de hayattan küçük şeyler istememize rağmen ya zamanında vermiyor ya da hiçbir zaman vermiyor istediğimizi. Benzer sorunları ilişkilerimizde, aşklarımızda da yaşıyoruz. En çok da bunlar büküyor boynumuzu. Aşktan muzdarip olan kişi hayatı da kendini de sevmez oluyor. Aşk acısının en büyük acı ve imtihan olduğu gerçeğini yaşıyor gün ve gün. Bir zaman sonra hayata küsmekle kalmıyor herkese ve her duruma karşı önyargılar geliştiriyor. Her ne kadar anlam veremesek de buraya kadar her şey kabul edilebilir; ancak cevaplanması gereken onlarca soru var:
✓ Neden insanlar benzer sorunları yaşamaktan kurtulamıyor?
✓ Neden mahpus talihleri yüzlerine gülmüyor?
✓ Neden hayatlarının çeşitli dönemlerinde benzer sorunlar yaşamaya devam ediyorlar?
✓ Nerede yanlışlık yapıyorlar?
Bilmemiz gereken önemli kural;
Hayat alma ve verme yasası üzerine kurulmuştur. Almadan veremez vermeden alamazsınız. Saygı vermeyen saygı, sevgi vermeyen sevgi alamaz. Takdir etmeyen takdir, teşekkür etmeyen teşekkür alamaz. Hayata karşı vermesi gereken sınavları veremeyen kişi de hayattan istediklerini alamaz. Yaşadığı bir sorunda alması gereken dersi alarak daha sonraki zamanlarda benzer sorunlara neden olmaz ise hayat dersini vermiş olarak istediğini alır. Ancak yaşamakta olduğu sorunlardan bir ders almayan kişi o dersi verene kadar benzer sıkıntı ve sorunları yaşamak durumundadır. Önce verecek sonra alacaksın.
Örneğin; öfkenizden ya da kıskançlığınızdan kaynaklı sorunlar yaşıyor ve hayatınıza giren kişilerin kaçmasına neden oluyorsanız, öfke ve kıskançlığınızı kontrol etmeyi öğrenmediğiniz sürece istediğiniz mutluluğu yaşayamazsınız. Kendinizle ilgili özgüven sorunu yaşıyorsanız bu sorunu ortadan kaldırmadan özgüvenli biri olmayı başaramadan hiçbir zaman kendinizi ifade edemezsiniz. Aşkınızı ve sevginizi gösterme konusunda eksikseniz bu eksiği tamamlamadığınız sürece benzer durumları yaşamaktan kurtulamazsınız. Her isteyene her istediğini veriyor ve sonrasında üzüntü yaşıyorsanız, hayır demeyi öğrenmediğiniz sürece üzülmeye devam edersiniz.
Her birimiz hayatımıza bakmalı ve ne almak istiyorsak onun karşılığını vermek durumundayız. Yaşamakta olduğunuz üzüntü ve kayıpların nedeninin siz merkezli olduğunu anlamalı ve kendinizi doğru şekilde yapılandırmalısınız.
Mutlu bir hayat yaşamak istiyorsanız sadece ve sadece mutluluk verin. Verdiğiniz mutluluk alacağınız mutluluğun garantisi olacaktır.


