Kimse tüm hayatını baştan son değiştirmek istemez. Ancak sadece ilk küçük adımlara özen göstermeniz bile, hayatınızı daha sağlıklı yaşamada büyük bir etken olacaktır. İşte sağlık, fitness ve psikoloji uzmanlarından aldığım bazı tavsiyeler…
Öğle yemeğinden sonra bacaklarınızı esnetin
Kan şekerinizi kontrol altında tutmak istiyorsanız, yapmanız gereken tek basit şey yemekten sonra hareket etmektir.
Araştırmalar bazı hareketlerin kan şekerini düzlediğini gösteriyor. O yüzden yemeğinizi yedikten sonra kanepeye yayılmaktansa, kısa bir yürüyüşe çıkarak vücudunuzdaki glükozun aniden yükselmesine engel olun. Araştırmalar, her biri 10 dakika süren kısa ve sık yürüyüşlerin, yarım saatlik yürüyüşlerden daha etkili olduğunu gösteriyor. Havanın serin ve karanlık olduğu günlerde akşamüstü zamanlarında bunu uygulamak biraz zor olabilir ama öğle saatlerinde uygulayabilirsiniz.
Hayır demeyi öğrenin
Birçok insan artık hayatlarını düzene sokmak ve daha sağlıklı yaşamak için planlar yapıyor. Haftada dört gün spor salonuna gidiyor ve sağlıklı besleniyorlar. Ancak, başka insanların sözleriyle hemen yoldan çıkabiliyoruz. Kendinize bazı sınırlar belirlemeyi ve bu sınırları korumayı başaramıyorsanız, amaçlarınıza ulaşmanız çok zordur.
Etrafınızdaki kişiler sizi sağlıklı alışkanlıklarınızdan saptırmaya çalışıyorsa, arkadaşlarınızla aranızın açılmasından çekinerek hayır demekte zorlanabilirsiniz. Belki de size çocukken sevdiklerinizi hiçbir zaman kırmamanız öğretilmiştir. Bu davranışların kökenlerini sorgulamak kendinize sınır çizmenizi kolaylaştıracaktır.
Sevdiğiniz egzersizlere odaklanın
Keyif aldığınız bir aktivite bulun ve yapabiliyorsanız bunu bir arkadaşınız ya da aileden biri ile yapın. Alışkanlık haline getirmeniz kolaylaşacaktır. Özel bir hocayla çalışmaya başlayan kişilerden alına bilecek en değerli bilgi, ne yapmaktan hoşlandıklarıdır. Başarılı bir fitness rejimi sürdürmek istiyorsanız, programınızın yapmanız gerektiğine inandığınız şeylerden ziyade sevdiğiniz şeylere yakınlık barındırmasına dikkat etmelisiniz. Fiziksel olarak aktif kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kadınlar egzersizi bir iş ya da zorunluluk olarak değil, bir rahatlama zamanı ve sosyalleşme aracı olarak görüyor.
Bağırsak sağlığınız için yeşil sebzeler yiyin
Karalahana gibi koyu yeşil renkli sebzeler, günlük besinsel lif alımı için son derece sağlıklı kaynaklardır ve bağırsaklardaki faydalı bakterilerin gelişmesi için ihtiyaç duyulan besinleri sağlar. Ayrıca sebzelerde bulunan kuersetin gibi önemli pitobesinler de lifin yanı sıra bağırsak sisteminize fayda sağlar.
Koyu yeşil renkli sebzeler aynı zamanda, fermente olabilen karbonhidratları çok az miktarda barındırdığı için hassas bağırsak sendromu rahatsızlığı olan kişiler için de önemli bir lif kaynağıdır. A, C, K vitaminleri ve demir, kalsiyum gibi mineraller açısından da son derece zengindirler.
Çok sık yemek yemeği bırakın
Şekeri bırakmanın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz, ancak birçok insan çok sık bir şeyler yemenin diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini gözden kaçırıyor. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, sık yemek yeme ile diş çürümesi, diş kaybı ve dolgu tedavisi ihtiyacı arasında paralellik olduğunu gösteriyor. Ağız salyamız, asiditeye karşı bir kalkan görevi görmektedir. Ancak gün içerisinde ne kadar sık bir şeyler yerseniz, ağzınızın asiditesi o kadar yükselir ve bu kalkan işlevsizleşir. Tatlı bir şeyler yeme ihtiyacı hissederseniz, bunu en azından öğünlerinizin hemen ardından, araya zaman girmeden gerçekleştirin. Ayrıca günde beş seferden çok bir şeyler yememeye özen gösterin.
Kendi kendinize göz muayenesi yapın
Rengarenk meyve ve sebzeler barındıran sağlıklı bir diyet uygulamak, makula pigmentlerini artırarak yaşa bağlı makula dejenerasyonuna karşı etkili bir koruma sağlar.
Bu rahatsızlık 65 yaş üstü her 10 kişiden birini etkilemektedir ve genellikle bir gözde diğerinden daha önce meydana gelmektedir.
Bu sebeple gözlerinizin görüş kabiliyetini birbirinden ayrı şekilde değerlendirmelisiniz.
Elinize bir kitap alın ve odanın karşı köşesine koyun. Elinizle bir gözünüzü kapayarak görüşünüzdeki değişiklikleri tespit etmeye çalışın. Bunu düzenli olarak zaman zaman uygulayarak göz sağlığınızı kendi kendinize kontrol edebilirsiniz.
Sigara içmek de makula dejenerasyonu riskini hızlandırmaktadır ancak gözde oluşan bu hasarı geri çevirmek mümkündür.
Araştırmalar sigarayı bırakan kişilerde bu rahatsızlığın oluşma riskinin hiç sigara içmeyenler kadar azaldığını göstermekte.
Yiyecek gruplarını tamamen hayatınızdan çıkarmayın
Birçok insan, hiçbir tıbbi gereklilik olmaksızın, sadece yanlış kaynaklardan aldıkları yanlış yönlendirmelerden dolayı süt ürünlerini, glütenli besinleri ya da fermente olan karbonhidratları hayatlarından tamamen çıkarıyorlar.
Birçoğumuz için bu yiyecek gruplarının sağlıksız bir etkisi yoktur. Bu yiyeceklerden kaçınanlar lif, B vitamini ve kalsiyum eksikliği ile karşılaşabilmektedir. Doğru bilgi ve doğru ayarlamalar olmadan, bir yiyecek grubunu beslenmenizden tamamen çıkarmak yarardan çok zarara sebep olacaktır.


