Soğuk havaların kapıyı çaldığı bugünlerde kış hastalıkları da
hızla ortaya çıkıyor. Nezle, grip, soğuk algınlığı gibi bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen hastalıklardan korunmak,
ancak doğru besinleri tüketmekle mümkün.
İşin sırrı ise doğru sebzeleri doğru baharatlarla taçlandırmakta yatıyor. Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, kış hastalıklarından korunmak için tüketilebilecek sebze ve baharatlar hakkında bilgi verdi.
Sarımsak ve soğan
Mümkün olduğunca tüm yemeklerin içerisinde kullanılması tavsiye edilmektedir. Kırmızı soğan da beyaz soğan kadar faydalıdır. Aslına bakarsanız soğan ve sarımsağın çiğ olarak tüketilmesi daha faydalıdır ancak kokuları rahatsızlık verdiğinden pişirme yöntemlerine dikkat edildiği takdirde aynı faydayı sağlar. Soğanın kavrulurken çok fazla havayla temas ettirmemek gerekir. Bunun için tam pembeleşinceye kadar değil, biraz daha diri kalacak şekilde pişirilmesi ve tencerenin de düdüklü olması önemlidir. Örneğin, soğan çorbası yapılabilir, içerisine sarımsak, karabiber, kimyon eklenebilir. Bunlar bir araya geldiği zaman hem antibakteriyel etkileri ile boğaz enfeksiyonlarına hem de özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Aynı zamanda vücut bağışıklığını güçlendirir.
Soğanın tam pembeleşinceye kadar değil, biraz daha diri kalacak şekilde kavrulması ve tercih edilen tencerenin de düdüklü olması önemlidir.
Ceviz
Besin olarak tıpkı zeytinyağı gibi çok önemli yağ asitleri içerir. Bu iyi yağlar sayesinde kandaki kolesterol seviyesini düşürür, kalp ve damar rahatsızlıklarının önüne geçer. İçeriğinde bulunan L-Arginin adı verilen protein sayesinde kan damarlarının daha pürüzsüz ve kanın daha akışkan olmasını sağlar. Dolayısıyla kandaki toksinlerin ya da buradaki plakların tedavisine de katkısı olur. İçeriğinde fenolik bileşikler ve magnezyum da bulunur. Antioksidan etkisi de çok yüksek olduğundan bağışıklık sistemini güçlendirerek bakterilere karşı savaşır. Safra taşı oluşumunun önüne geçer. Özellikle çiğ cevizlerden bu faydalar yüksek oranda sağlanır. Günde iki tam ceviz tüketilmesi yeterlidir.
Lahananın içinde bulunan lifler, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak antibiyotik etki gösterir.
Lahana
C vitamini yönünden çok zengin olduğu için aynı zamanda önemli bir antioksidandır. İçerdiği lifler sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı olur. Bu lifler bağırsaklardaki yararlı bakterilerin artmasını sağlayarak antibiyotik etki gösterir. Bu sayede vücudun bağışıklığını güçlendirir. Lahanada fitokimyasallar da bulunmaktadır. Bu bileşikler meme, kolon ve prostat kanserlerinden de koruyucu özellikler taşımakta aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.
Karnabahar
Brokoli ile aynı familyadan gelir. Karnabahar ve brokolinin sevilmeyen kokusuna sebep olan, sülforafan adlı maddedir. Bu madde aslında bu iki sebzeye antioksidan ve antibakteriyel özellikler katar. Midede ülser türü rahatsızlıklara sebep olan Helikobakter Pilori adı verilen mikrobun üremesini engeller ve mideyi korur. Aynı zamanda C vitamini, magnezyum, B16 ve fosfor içerir. Bunların yanında vitamin, mineral ve lif yönünden çok zengindir. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda bağırsak florasının toparlanmasına yardımcı olur ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.


