Bloomfield, “Uyanırken düşünmeniz gereken önemli bir şey de Zeitgebiers. Almanca’da ‘ışık verenler’ anlamına geliyor. Aslında ifade ettiği şeyse, vücut saatimizi düzenleyen çevresel etmenler.” diyor.
“Her gün aldığımız en önemli çevresel etmen ise sabahki günışığıdır.
Özellikle kış ayları boyunca uyanmak için ışık terapi lambaları kullanmanın epey yardımı dokunabilir. Vücut saatini ayarlamak için güzel bir yöntemdir. Alarm sesine uyanmak pek hoş olmayabiliyor – günışığı biyolojik süreçlere daha yakındır- fakat çoğu insan alarm olmadan kendilerine pek güvenmiyor. O yüzden, günışığının sizi uyandıracağına inanana kadar ikisini bir arada kullanabilirsiniz.” diyor.
İngilizler’in %12’si uyumak için meditasyon yapıyor.
BLOOMFIELD, “Meditasyon, farkındalık, dua ve şükran günlükleri uyku hazırlığı için müthiş stratejilerdir.
Parasempatik sinir aktivitesini arttırarak dinlenme sürecini güçlendirir.” diyor.
Erkeklerin %53’ü gece 11’den sonra uyuyor.
BLOOMFIELD, “Gece 1’den sonraki tüm uykular tehlikelidir, unutmayın. Yüksek performans gerektiren egzersizlerinizi akşam kaçta bitirdiğinize dikkat edin, çünkü vücudunuzun sakinleşmesi uyumadan önce üç saatinizi alacaktır.” diyor.
Erkeklerin %39’u stres veya endişe yüzünden uyku uyuyamıyor.
BLOOMFIELD, “Stresi daha iyi kontrol etmenize yardımcı olacak stratejiler edinin.
Farkındalık egzersizi çok faydalıdır. Sizi yargılamadan, size konuşma alanı yaratan biriyle konuşuyormuşsunuz gibi rahatlatır.” diyor.
İnsanların %9’u sosyal medyaya uyumadan önce bakıyor.
BLOOMFIELD, “Sosyal medya insanlarla iletişim halinde olmak ve cevap verme ihtiyacı uyandırmak için tasarlandı.
Daha farkına varmadan sizi içine çekmiş ve bu sırada tüm o mavi ışık vücut saatinizi etkilemiş oluyor.” diyor.


