Kırmızı et neredeyse ülkemizin her bölgesinde ana yemeğin kralı. Sığır, dana, koyun, keçi, oğlak ve kuzu etleri olmak üzere farklı et çeşitleri coğrafik bölgelerimize göre
tüketiliyor. Genelde döner, köfte, kebap olarak sunulan kırmızı et çeşitleri sebze ve kuru baklagil yemeklerine de eklenerek hem lezzet hem de doygunluk sağlamada bir beslenme alışkanlığı olarak yaşamımızın temeli. Dönemsel olarak deli dana, hormon kullanımı ve hayvanlara antibiyotik uygulaması nedeniyle tüketim açısından ürkütse de kırmızı et gerçekte sağlıklı beslenmenin neresinde yer almalı?
Açıkçası sağlıklı yaşam için beslenme önerilerine baktığımızda son bilimsel veriler daha az hayvansal, daha fazla sebze ağırlıklı beslenmenin sağlığı koruyucu olduğunu
bildirse de hayvansal yiyecekleri tüketirken de yumurta ve daha fazla beyaz et yemenin, daha az kırmızı et tüketmenin öneminden bahsetmektedir. Akdeniz diyeti başta olmak üzere kırmızı eti yasaklamak yerine tüketim sıklığını azaltmanın ve sağlıklı
pişirme şekilleri ile sofralara servis edilmesi gerektiğinin uyarılarının altı çizilmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün diyet ve kanser araştırmaları, Batılı ülkelerde tüm kanser
vakalarının en az yüzde 30’unun diyet etmenlerine bağlı olduğunu göstermekte, kanser
araştırmacıları kanserden korunmak için majör etken olarak nitelendirilen kırmızı eti daha az sıklıkta yemenin en etkin yol olduğunu bildirmektedirler. Amerika, İngiltere ve Almanya’da yapılan çalışmalarda vejetaryenlerin et yiyenlere göre yüzde yakalandıkları
belirlenmiş. Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bilimleri çalışmalarında, düzenli olarak günlük et yiyenlerin; nadiren et yiyenlere göre kolon kanserine yakalanma riskinin 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiş. Ülkemizde ise ekonomik düzeyi yüksek ailelerin kırmızı et tüketimi aşırı miktarda iken, orta ve düşük ekonomik düzeyde ailelerin kırmızı
et tüketim sıklığı haftada 2 kereyi geçmemekte, hatta tüketim miktarı kişi başı 50-60 gram gibi oldukça az miktarda olmaktadır. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine baktığımızda sağlıklı kırmızı et yemeyi doğru miktarda arttırmak gerektiği,
aşırı yiyenlerin de beslenmelerinde azaltmaları yönünde beslenme eğitimine ihtiyaç olduğu görülmektedir. Kırmızı et daha yoğun olarak kurban bayramında tüketilse de ekonomik nedenlerden dolayı birçok eve kırmızı et girmediği de bilinen bir gerçek.
Kırmızı eti pişirirken daha çok sebzelerle ve haşlama olarak yemek sağlık açısından
en doğru seçimdir!
KIRMIZI ET YEMEK İÇİN 5 NEDEN
1)Kırmızı et; B12 vitamini, vücutta emilim düzeyi çok yüksek olan demir ve çinko mineralleri için mükemmel bir kaynak. Ve bu nedenle kırmızı etin birçok türde anemiyi önleyici etkisi bulunuyor.
2)Kırmızı ette hayvansal kaynaklı fonksiyonel bir bileşen olan konjuge linoleik asidi (1000000) bol miktarda bulunur. Eğer et sağlıklı pişirilirse ve uygun miktarda yenilirse, konjuge linoleik asit denilen bu faydalı bileşen kanserden koruyucu, damarlarda bozulmaları önleyici bir yarar gösterir.
3)Kırmızı ette pişirme ile yağ hücreleri kırılır ve jelatinimsi bir yapı oluşur. Bu kısım bağışıklık sistemini güçlendirici besin zenginliği ile doludur.
4)Kırmızı et ideal amino asit profili sayesinde vücudun kas dokusunu korumak için en
değerli protein kaynaklarının başında gelir.
5)Sadece kuzu etinde bir miktar zeytinyağına benzer olan tekli doymamış yağ asidi bulunur ve düdüklüde sebzelerle beraber pişirilen kuzu eti çocukların büyüme hızını arttırmasında diğer kırmızı etlere göre daha üstündür.


