ONUR PAKSOY
HAREKETLERİNDEN KOREOGRAFİSİNE VE MOTİVASYON MÜZİKLERİNE KADAR HER DETAYINI KENDİ TASARLADIĞI VE İSİM HAKKINI ALDIĞI SPARTACUS, BLT VE ARENA DERSLERİ İLE TANINAN FITNESS VE KICKBOKS EĞİTMENİ ONUR PAKSOY İLE SPOR GEÇMİŞİNE VE GELİŞTİRDİĞİ ANTRENMANLARA DAİR SOHBET ETTİK.
Kendinizden bahseder misiniz öncelikle?
Asıl işim fitness eğitmenliği ve kendi yaratmış olduğum Spartacus, Blt ve Arena dersleri olduğundan, bunun yanı sıra birçok dünyaca ünlü markayla fitness modeli olarak çalıştığım için yoğunluktan dolayı çok istememe rağmen yarışmalara katılmadım. Bir de ne yazık ki ülkemizde saygı gören bir spor dalı olmaması ve yeterince takdir görmediği için açıkçası hep öteledim. Ancak, simdi denemek ve o atmosferi görmek için başlıyorum.”
Sizin gözünüzden bir vücut geliştirme tanımı nasıl olur?
Benim için de tabii ki bu bir yaşam biçimi. Güçlü olmayı ve görsel olmayı seviyorum.
Aynadaki görüntüm güven veriyor ve sınırlarımı zorlayıp vücudumdaki değişime şahit olduğumda bu sporun sınırları olmadığını hissedebiliyorum. Çünkü hep daha iyisine erişebiliyorsunuz. Yani gerçekten istediğiniz müddetçe bir üst forma çıkmak an meselesi.
Vücut geliştirmeye başlamadan önce bir spor geçmişiniz var mıydı?
Kickboks ve boks ile ilgileniyordum. Hala da yapıyorum ancak eskisi kadar profesyonel değilim. Enerjimi ve stresimi atmanın en keyifli ve kolay yolu benim için galiba bu…
Vücut geliştirmeye başlama serüveninden bahsedelim biraz… Neden herhangi başka bir spor değil de vücut geliştirmeye yöneldiniz? Özel bir sebep, bu kararı almanı tetikleyen unutamadığınız bir an var mı?
Kickboks ile spora başladım ama ağır bir sakatlık geçirdim ve bu süreçte fitness
ile tanıştım ve çok keyif aldım. O gün bugündür fitness camiasındayım. Fitness’a
yönelmemin başlıca nedeni de hem farklı hem de aslında tüm spor branşlarının
ortak paydada buluştuğu bir alan. Futbol, basketbol, voleybol, yüzme, tenis,
boks… Hepsinin antrenmanlarının içinde fitness var. Gerçekten evrensel bir spor.

Peki, size vücut geliştirmeyi sevdiren esas şey neydi? Güçlü olmak mı, iyi görünmek mi?
İkisi de. Aslında iyi görünmek, güçlü olmak, dikkat çekmek ve bir de takdir edilmek her erkeğin ve kadının rüyasıdır. Tüm bu saydıklarıma erişebilmek kesinlikle hayatınızda bir fark yaratıyor.
Antrenör olduğunuz için sporun hayatındaki yerini sormak biraz gereksiz olabilir ama ne kadar yoğun antrenman yapıyorsunuz?
Fitness model olduğum için çekim dönemlerinde ve yarışmalara başladığım bu dönemde yılın altı ayı diyet, diğer altı ayı dengeli ve dikkatli beslenme sürecim oluyor. Aslında bu işi yapanların bence formsuz gezme lüksü yok çünkü görsellikle ilgili bir iş yapıyoruz. İnsanlara ilham veriyoruz. Söylediklerimizin yanında görüntümüzle fikirlerimizi desteklersek bence danışmanlarımız çok daha iyi motive olacaktır. Çünkü görsellikle söylediklerin birbiriyle örtüşürse güvenilirliğin artar. Bunu çoğu kez deneyimledim…
Beslenme, vücut geliştirme sporu için çok önemli. Sağlıklı ve düzenli olmak konusunda zor anlar yaşıyor musunuz?
Tabii ki nefsini kontrol edemeyen kişi bu sporu yapamaz. En yakınların yanında her şeyi ya da çok sevdiğin bir şeyi yerken sen yutkunup diyet menüne devam etmek zorundasın. Gerçekten çok zor. Hele ki bazen diyet çok daha sertleşir ve bu sefer agresifleşmeye başlarsınız. Çevrenizde olan bitenlere yok yere sinirlenirsiniz. Üstelik bunun saçma olduğunu da adınız gibi bilmenize rağmen… Çevrendeki insanları kırmamak için ekstra enerji harcarsınız ve bu çok yorar. Sert diyet yapanlar eminim ki şu an beni çok iyi anlıyordur…
Fiziksel ve zihinsel anlamda bu kadar efor sarf eden kişilerin her zaman motivasyonunu koruyabilmesini beklemek gerçekçi olmaz. Siz motivasyonunuzu kaybettiğinizde nasıl toparlanıyorsunuz?
Aynaya baktığımda ve öğrencilerimi düşündüğümde kendi kendime “Sen yaptığın işe saygını formunla göstereceksin, yoksa inandırıcı olmazsın” diyorum ve bu beni çok ateşliyor. Biz vitrindeki mankenler gibiyiz. Formda olmamız çok önemli. Rol modelsen fit olacaksın çünkü senin formun hem ilham verecek hem de istenince her şeyin başarılabileceğini gösterecek.
“Şu olmazsa antrenmanım başarılı sayılmaz” dediğiniz şeyler var mı?
Terden gözlerim yanmıyorsa o gün yaptığım antrenmanı başarısız kabul ederim. Verimi düşüktür. Antrenmandan sonra duşa girdiğimde kollarımı kaldırırken zorlanıyorsam ve antrenmandan sonra çok acıkmışsam o antrenman olmuş demektir.
Birlikte çalıştığınız profesyonel sporcular mutlaka vardır. Bu zamana kadar kimlerle çalıştınız? Bu kişiler nasıl dereceler elde etti?
Birlikte çalıştığım hocam ve dostum dediğim Ertuğ Evrekli ile çalışmak çok keyifliydi. Sonrasında Candeğer Dogru ve Mete Bektaş gibi bir çok isimle çalıştım. Ancak bunlar büyük sporcular ve şampiyonlar. Benim için yerleri çok başka. Konularında çok iyi ve bilgililer. Benim için sporcu hem bilgili hem görsel olmalı. Birinden biri eksikse ona saygı duymam. Bilgin olacak ki iyi olasın. Mesleğini seveceksin ve saygı duyacaksın ki gerçek bir sporcu olabilesiniz.
MyClub’daki derslerinizden biraz bahsedelim. “Arena, Spartacus ve B.L.T.” olarak adlandırdığınız grup derslerinizin içeriği ve amaçları nedir?
Asıl bu grup dersleri benim hem basında hem de camiada tanınmamda çok önemli oldu. Basında, dergi ve gazetelerde adım yerli Spartacus’a çıktı. Bir ara çalıştığım salonda herkes Spartacus diye çağırıyordu beni. Bir gün bir grup dersi eğitiminde kendi kendime dedim ki, bu grup derslerini hep yabancı sporcular çıkartıyor ve isimlerini koyuyor. O gün karar verdim ve Spartacus dersini tasarlamaya başladım. Koreografilerini, müziklerini, hareketleri tasarlarken birden bire ortaya çok güzel bir ders çıktı. Ve sonrasında bu dersin telif haklarını aldım. Derslere başladığımda herkes çok şaşırdı. Stüdyolar hınca hınç dolmaya başladı. İnsanlar stüdyonun dışında bile derse eslik ettiler. Arka arkaya dersler vermeye başladım. Herkes forma giriyor ve yağ yakıyordu. Bu tabii birçok spor dergisi ve tv programının da dikkatini çekti ve bu birçok programa katıldık. Daha sonra Arena ve BLT adlı diğer dersler geldi ve şu anda İstanbul’da birçok salonda bu dersler veriliyor. Sonrasında ben de kendi salonumu açtım ve adını da arena koydum.
Farkında olsanız da önüne geçemediğiniz ne var?
Hırsımın önüne geçemiyorum. Hep daha iyi olmayı arzulamak bazen çok yorucu bir yüke dönüşebiliyor.
Şu sıralar hazırlandığınız bir yarışma var mı?
Nisan’daki yarışmaya hazırlanıyorum.
Sosyal medyada etkin misiniz? takipçilerinle ilişkin nasıl? Instagram’dan fitness bilgi paylaşımları yapıyorsun. Geri dönüşler nasıl?
Geri dönüşler çok iyi. Birçok takipçime uzaktan eğitim veriyorum ve antrenman ve beslenme konularında kafalarının karıştıkları noktalarda destek veriyorum.
Son olarak hedefiniz neler?
Yarışma konusunda da başarılı olmak ve yarışmacı gençleri hazırlamaya devam etmek istiyorum. Onların hırsı ve isteği benim bu spora olan sevgimi ve saygımı artırıyor.
- Künye:
Yaş: 33
Meslek: Fitness ve kickboks eğitmeni
Boy: 188cm
Kilo: Yarışma Dönemi: 87kg – Off Sezon: 100kg
Yağ Oranı: Yarışma Dönemi: %4 / Off Sezon: %10


